TRE-015 Ulupınar – Çıralı Likya Yolu

  • 2928
Özellikler
Zorluk Derecesi Kolay
Yol Durumu Patika,Orman-Yolu
Toplam Mesafe (KM) 10
Max. Rakım 363

Hafta sonu için plan yaparken eşimle beraber Likya yolunun bir kısmını günübirlik yürümeye kadar verdik. Aracımız olmadığı için dolmuş veya minibüsle gidip yürüyüş bitiminde geri dönebileceğimiz bir rota bakarken Ulupınar – Çıralı rotasının bizim için uygun olduğuna karar verdik. Akşamdan rotayla ilgili internetten biraz araştırma yaptım. Su kaynakları varmıdır, yükselti nasıldır, yol durumu ve hava durumu ile ilgili bilgileri topladıktan sonra rotayıda her ihtimale karşı telefonuma yükledim. Yol üzerinde kendi yemeğimizi yapmak istediğimiz için kamp ocağını ve tenceresini yanımıza alıyoruz. Amacımız çıralıyı tepeden gören biyerde manzaraya karşı menemen pişirmek. O yüzden çantamıza domates, biber, tuz ve baharat alıyoruz son anda unutmayarak tereyağınıda çantamıza koyuyoruz

Sabah erken saatlerde kalkıp Antalya otogara gittik. Otogar’dan Çiçek Tur’a ait minübüslerle Beldibi, Kemer, Çamyuva, Tekirova, Olimpos, Çıralı, Adrasan, Finike yönüne gidebilirsiniz. Çiçek Tur’un kendi web sayfasında güzargah ve kalkış saatleriyle ilgili ayrıntılara ulaşabilir ve bilgi alabilirsiniz. Buradan kalkan Çıralı, Olimpos, Finike minibüslerine binerek Ulupınar yol ayrımında indik. Ulupınarın bu bölgesinde bir çok restorant ve kahvaltı mekanları mevcut. Hafta sonu için güzel vakit geçirebilirsiniz.

Ulupınar – Çıralı Likya Yolu

Çıralı

Minübüsten Ulupınar köyü yol ayrımında inerek yürümeye başlıyoruz. Ortalama 1km boyunca yani daha önce bahsettiğim restorantların olduğu yere kadar asfalt yolu takip ediyoruz. Tam bu noktaya geldiğimizde ekmek almayı unuttuğumuzu farkediyoruz. Buradaki restorantlarda bulabileceğimizi umarak ilk restorant’a soruyorum. Henüz erken saatler olduğu için ekmeklerinin olmadığını bir de karşıdaki restoranta sormamızı söylüyor. Karşıdaki restoranta yürürken tabelalarından isminin Ulupınar Şelale Restorant olduğunu öğreniyorum. İçeri girip kasadaki bayana durumu izah ediyorum ve pidelerinin olduğunu söylüyor ve fırından henüz çıkmış sıcacık iki tane pide alıyoruz. Ne kadar ısrar etsemde para almayı kabul etmiyorlar. Kendilerine teşekkür ederek yolumuza devam ediyoruz.

Ulupınar

Artık tamamen toprak yoldan giden yolumuzun yan tarafından akan suların şırıltısında ilerliyoruz. Bahar aylarında olduğumuzdan heryer yemyeşil bir taraftan çiçek kokuları bir tarafında çıvıl çıvıl kuş sesleri. Bence baharda doğada olmak gibisi yok. Yürüdüğümüz yol bir süre dereye paralel olarak devam ediyor ve kırmızı boyayla işaretlenmiş. Eğer bir haritanız veya GPS’iniz yoksa da bu işaretleri takip ederek yürüyebilirsiniz. İşaretlemenin yeterli olduğunu söyleyebilirim.

Likya yolu

Paralel yürüdüğümüz dere

Rotanın bir süre sonra derenin karşıya geçeceğini daha önceden okumuştum. Okuduğum kadarıyla deredeki suyun dizlere kadar olduğu ve oldukça güçlü aktığını öğrenmiştim. Dere geçisine geldiğimizde ise oldukça şaşırdım çünkü deredeki su yok denecek kadar azdı.  Ayakkbılarımızı bile çıkarmadan karşıya geçebildik. Bu mevsimde suyun bu kadar az olması bizi biraz üzdü. Deredeki borulardan anladığım kadarıyla su depo benzeri bir yere taşınıyor gibiydi. Belki içme suyu ya da sulama için deredeki su alınmıştı. Su insanlara olduğu kadar diğer canlılar içinde hayati öneme sahip olduğu için sadece kendimizi düşünmemeliyiz. O dereden su içen ya da derede yaşamını sürdüren onlarca yüzlerce hayvan olduğunu da unutmamalıyız. Biz doğaya saygılı olursak, onu korursak o da bize daha merhametli ve cömert olacaktır.

Dere geçişinden sonra yolumuz patika olarak devam ediyor ve tepeye doğru tırmanmaya başlıyoruz. Bu noktadaki rakımımız yakşalık 150m ve tepeye vardığımızda yaklaşık 200m irtifa kazanarak 350m’ye çıkmış olacağız. Orman içindeki bu tırmanış yaklaşık 1.5km kadar.  Keyifli ve çok yorucu olmayan bu patikadan tırmanışı tamamladığımızda karşımızda çıralı sahili manzarası bizi karşılıyor.

Olimpos

Çıralı manzarası

Tepenin bu noktasında yanartaş olarak bilinen gaz çıkışlarının olduğu ocaklardan mevcut. Aşağı tarafta herkesce bilinen bölgedekilere göre daha küçük olan ocaklardan bazıları yanıyor bazıları ise sönmüştü. Burda biraz dinlenerek inişe başlıyoruz. İnişte bazı yerler yumuşak zeminli olduğu için dikkatli olmakta fayda var. Patika olarak devam yol bir süre tepenin sırtında devam ettikten sonra tepenin yamacına doğru ilerliyor.

ulupınar

Ulupınar

İnişin ortalarına geldiğimizde yanartaş olarak bilinen bölgeye varıyoruz. Yukarıda gördüğümüz ocaklara nazaran daha büyük ocakların çoğu yanıyor ve etrafında fotoğraf çeken 3 5 grup insanla karşılaşıyoruz. Etrafı şöyle bir gözlemlediğimde yeterli sayıda çöp kovasının yerleştirildiğini görüyorum. Maalesef buna rağmen etraf oldukça kirli. Bir çok çöp, bira şişesi yerlerde şuursuzca yatıyor.

Yanartaş

Yanartaş

Yukarıdaki fotoğrafta sol üst bölümde görüldüğü gibi eskiden burada bir yerleşim yeri varmış. Günümüzde bakımsız bir vaziyette olan bu harabenin eskiden bir kilise olduğunu tahmin etmiştim. Şimdi bilgisayar başında bu yazıyı yazarken yaptığım araştırmada haklı olduğumu anladım.

Ulupınar

Henüz kazı yapılmayan kilisenin erken Bizans dönemine (olasılıkla M.S. 6. yy) ait olduğu ve ilkçağda burada bulunan Hephaistos ‘a (Hephaistos: Yunan Mitolojisi ‘nde, Zeus ile Hera ‘nın oğlu olup her türlü madeni işleyip olağanüstü güzellikte eserler yaratabilen bir tanrıdır (Azra Erhat: Mitoloji Sözlüğü).) adanan tapınağın kalıntıları üzerine yapıldığını düşünüyoruz. ( kaynak : cirali.org )

Bu bölgeden ayrılırken karnımızın acıktığını hissettik ve yol üzerinde uygun bir yer arayarak taşlardan yapılmış merdiven şeklindeki yoldan inişe devam ettik. Bu merdivenleri inerken yukarı doğru çıkan bir kaç yerli ve yabancı turist grubu gördük. Bir çoğu oldukça yorulmuş gözüküyordu

Çıralı

Yanartaşa çıkan dik merdivenler

Burada kendimize uygun bir yer bulup karnımızı doyurmak için mola veriyoruz. Sabahtan çantamıza koyduğumuz malzemeleri çıkartıp ocağımızda menemenimizi pişiriyoruz. Doğada böyle bir yemek yemenin zevki gerçekten muhteşem oluyor. Sabahki aldığımız pidelerle beraber kendimize burada bir ziyafet çekip biraz dinlendikten sonra yolumuza devam ediyoruz.

cirali

Dinlemenin ardından yaklaşık 1 km sonra yolun iniş kısmını da bitiriyoruz. Geldiğimiz noktada Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün günü birlik tesisine varıyoruz. Burada tuvalet ihtiyacınızı giderebileceğiniz WC’ler mevcut. Isterseniz gözleme ve benzeri şeyler satın alarak karnınızı doyurabilir ya da çay,kahve içebilirsiniz. Aynı zamanda küçük bir markette mevcut. Biz sahilde dinlenmek ve biraz vakit geçirmek istediğimizden bu noktayı geçerek yolumuza devam ediyoruz. Yol buradan sonra toprak araç yolu olarak devam ediyor. Burayı takip ederek sahile kadar yürüyoruz ve bu doğa yürüyüşümüzü bu şekilde sonlandırıyoruz.

Çıralı sahili

Çıralı

Çıralı sahilde bulunan ve saat başı Finike – Antalya anayoluna kadar giden minibüslerle anayola çıkabilirsiniz Buradan anayola gidiş yaklaşık 6 7 km kadar. Çıralıda sezon mayıs ayında başladığı için bu minibüslerin 2 saatte bir ve sadece yolcusu olduğu zaman kalktığını öğreniyoruz. Bu durumda minibüsleri beklemek çok mantıklı gelmiyor ve otostop ile anayola gitmeye karar veriyoruz. Daha önce hiç otostop çekmediğim için bu benim için biraz garip geliyor ama yapacak bir şey olmadığı için denemeye başlıyoruz. Yaklaşık 10 15 araç geçtikten sonra birileri bizi aracına alıyor ve anayola kadar bırakıyorlar. Burada kısa bir süre bekledikten sonra gelen Antalya minibüsüne binip evimize dönüyoruz.

Rota Bilgileri

 <iframe frameBorder=”0″ scrolling=”no” src=”http://tr.wikiloc.com/wikiloc/spatialArtifacts.do?event=view&id=13754776&measures=on&title=on&near=on&images=on&maptype=S” width=”500″ height=”400″></iframe><div style=”background-color:#fff;color:#777;font-size:11px;line-height:16px;”>Powered by <a style=”color:#06d;font-size:11px;line-height:16px;” target=”_blank” href=”http://tr.wikiloc.com”>Wikiloc</a></div>

GPS ve rota verilerini buradan indirerek daha detaylı inceleyebilirsiniz…

0 Değerlendirme

Henüz değerlendirme yapılmamış

Benzer Rotalar