ÜÇOLUK – ÇUKURYAYLA – ALTINYAKA BİSİKLET TURU

  • 1967
Özellikler
Zorluk Derecesi Zor
Yol Durumu Toprak-Yol,Asfalt
Toplam Mesafe (KM) 63
Max. Rakım 1780
Uygun Bisiklet MTB
Başlangıç Noktasında Bitiyor ? Evet

Rotaları aşağıda paylaşılmış olan wikiloc sitesinden telefonunuza yada GPS cihazınıza yükleyerek daha detaylı inceleyebilirsiniz. Telefonunuza yüklemek için buradan yardım alabilirsiniz!!!

ROTA PLANLAMASI

Yine bir hafta sonu için kamplı tur fırsatı doğmuş ve planlar yapılmaya başlamıştır. İlk hazırlık rota seçimi ve kamp yerini belirlemek oluyor. Rota çalışması tamamlanarak gelmek isteyen arkadaşlarla iletişime geçiliyor. Son olarak ise gün gün hava durumu takip edilerek hazırlıklar yapılıyor. Ancak son ana kadar, Cumartesi günü için bir türlü değişmeyen yağış durumu moralleri düşürüyor. Cuma günü netleşen saatlik hava durumu kontrollerinde ise, Antalya çevresinde öğle saatlerinden itibaren başlayacağı belirtilen %40-45 lik yağış beklentilerinin, geçmiş deneyimlerimizden edindiğimiz tecrübe ile, yağış gerçekleşmeden yoğun bulutlu bir havanın hakim olabileceği yönünde idi. Planda ve rotada değişiklik yapmadan gerekli tedbir ve hazırlıklarımızı yaparak hareket ediyoruz. Bisikletlerimize binerek Tahtalı Dağı’nın muteşem manzarasını karşımıza aldığımızda ise, planda bir değişiklik yapmayarak, ne kadar doğru bir karar aldığımızı bir kez daha anlıyoruz.

Bu rota ve kamplı tur için olumlu dönüş yapan sadece Ahmet olmuştu ve iki kişi olarak gidecektik. Ancak son anda karar vererek hareket eden Bryan’dan maile cevap geliyor ve “Ben yola çıkıyorum, sizinle Üçolukta buluşuruz” diyor. Bu habere çok sevinmiştim. Bryan’nın gerek bloğundan ve gerekse flickr fotoğraflarından pek çok bisiklet turlarını hayranlıkla izlemiş ve takip etmiştim. O kadar çok yer gezmiş ve muhteşem turlar yapmıştı. Onunla birlikte tur yapacak olmak beni oldukça sevindirmiş ve heyecanlandırmıştı. Uzun tur tecrübelerinden faydalanabilecek ve hayranlıkla takip ettiğim gezi hikayelerini ağzından dinleyebilecektim.

Cumartesi sabah 07:00’de Ahmet’le buluşarak aracımızla Üçoluk Köyüne hareket ediyoruz. Oldukça basık ve kapalı bir hava vardı. Sanki her an yağacak gibi duruyordu. Umutsuzluğa kapılmadan bisikletlerimizi yükledik ve bizi bekleyen Bryan’a doğru yolumuza devam ettik. Hisarçandır Köyünü geçtiğimizde ise bulutların üzerine çıkmış ve günlük güneşlik güzel bir havanın hakim olduğu rotamıza doğru yola devam etmeye başlamıştık. Hiç bu kadarını beklemiyorduk açıkçası. Üzerimizde ne bir bulut nede yağmur havası vardı. Yükseldikçe hava biraz serinlemişti elbet ama güneş yüzünü göstermeye başladıkça, bisiklet binmek için bulunmaz bir hava ve ortam meydana çıkmıştı.

Planladığımız gibi saat 08:00 sularında Bryan’ın kamp attığı noktada buluşuyoruz. Henüz kahvaltısını bitirmişti. Bryan hazırlanırken bizde aracımızı Gül Otel’e bırakarak, bisikletlerimizi indiriyor ve hazırlanıyoruz. Tüm hazırlıklar tamamlandığında muhteşem Tahtalı Dağı manzarasına karşı ilk pedallar dönmeye başlıyor.

EN UYGUN MEVSİM

İçinde bulunduğumuz günler ve zaman, gerek mevsim itibariyle, gerek sıcaklık anlamında, gerekse flora açısından her türlü doğa faaliyetleri için bulunmaz fırsatlar sunmaktadır. Ne sıcak ne de soğuk olmayan, terletmeyen ve doğanın uyanarak yeşile büründüğü bol oksijenli zamanlardır. Oldukça kıymetli olan coğrafyamızın kıymeti bilinmeli, doğada daha çok vakit geçirmek için fırsatlar yaratılmalı ve bu günler iyi değerlendirilmelidir.

Üçoluk Köyünden, Ovacık Mevkiine iniyor ve sağa Ovacık Dağı yamacında ki yemyeşil ekin tarlaları arasında ki ovada Orman yoluna girerek ilerliyoruz. Bu bölümler gerek yürüyüşler için gerekse bisiklet sürüşleri için oldukça keyifli ve kolay bölümlerdir. Yol düzgün denilebilecek derecede stabilize orman yoludur. Zaman zaman inişler ve tırmanışlarla bir süre orman içerisinde devam eden parkur, sağ tarafta bulunan Ovacık ve devamında ki Teke Dağı ile karşımızda ki Tahtalı Dağı manzarası ile ilerlemektedir. Yayla Kuzdere mevkiine gelindiğinde ise, adeta bir ejderhayı andıran devasa büyüklükte ki Çınar ağacı bizi karşılamaktadır. Oldukça iri ve ilginç dallanmalar göstermektedir. Bu noktada ki yol ayrımında su mevcuttur. Ancak doğadan temin edilen su kaynakları konusunda dikkatli olmakta fayda vardır.

ÇUKURYAYLA 

Parkurun bu bölümüne kadar oldukça keyifli ve zaman zaman tatlı tırmanışlarla gelinmiştir. Ancak bundan sonraki bölüm Çukur Yayla mevkiine kadar oldukça dik ve zorlu bir şekilde devam etmektedir. Rota üzerinde yükseldikçe, Çam ormanları yerini Sedir ve Ardıç ağaçlarına bırakarak farklı görsel güzellikler ortaya çıkmaktadır. Yükseldikçe doğa güzelleşirken yol yapısı da bozularak parkurun sert yapısı kendini göstermeye başlamaktadır. Saatlerimiz 14:00 ü gösterdiğinde Çukur Yayla kamp alanına varmıştık. Hava parçalı bulutlu, yağmur ise yağıp yağmamak konusunda oldukça kararsız bir tavır sergilemekte idi. Haliyle Rakım 1600 ü gösterince ve hava da kapalı olunca ortam biraz serin idi. Çukuryayla’yı bilen bilir. Oldukça geniş düz bir alandır. Yakın çevrede pek ağaç yoktur. Ateş yakmak için kuru odun bulabilmek üzere biraz yürümek ve odunları da taşımak gerekir. Ancak şanslı günümüzde olmalıyız ki, Çadır kurmak istediğimiz alanda, hala dumanı tütmekte olan terk edilmiş kütük yığınları bulunmakta idi. Bizden önce ki kampçı kişilerce yakılmış ve etrafta yangına sebep olabilecek bir ortam olmadığı için de, kendilerinden sonra ki gelecek kişilerce kullanılması maksadıyla bırakıldığını düşünüyoruz. Derhal kuru çalı çırpı bularak sönmek üzere olan kütük parçalarını alevlendirmeyi başarıyoruz. Gece bize yetecek kadar 2-3 parça kütük mevcut idi. Bir taraftan çadırlarımızı kurarken bir taraftan da yemek yapıyorduk. Öğle yemeğini hafif atıştırmalarla geçiştirerek akşam için yemek yapacaktık.

Biraz dinlendikten sonra etrafta küçük keşif turları atmaya başlıyoruz. Çevrede ki kayalık bir tepeye çıktığımızda ise, hiç beklemediğim bir anda turun ilk Şakayık çiçeğini buluyoruz. Kayalıkların arasında hayat bulması hem ilginç hemde muhteşem bir görüntü idi. Hava kapalı ve puslu olduğu için güzel bir manzara bulamamıştık ama şakayık çiçeğini bulabilmek ve yeşillik kamp alanımıza bu küçük tepeden bakmak çok keyifli idi.

KAMP ATEŞİ

Güneş batmaya yüz tuttuğunda hava da serinlemeye başlamıştı. Hava her geçen dakika da daha da soğumaya başlıyordu. Gölgelerimiz uzadıkça üzerimizde ki katmanlarda artmaya başlıyordu. Her geçen dakika da ateşe daha da sokularak, daha ne kadar soğuyabilir diye söylenmeye başlamıştık. Kamp ateşini mümkün olduğunca güçlendirmiştik fakat sürekli yön değiştiren rüzgardan dolayı bir türlü rahat edemiyorduk. Ateşin etrafında bir o yana bir bu yana dönüp duruyorduk. Güneş tamamen kaybolduğunda rüzgarda etkisini kaybetmişti. Bu durumdan istifade biraz acele ederek akşam yemeğini yiyerek, sıcak ışığı kaybetmeden Ahmet ile birlikte Fotoğraf makinalarının başına geçiyoruz. Bir kaç kareden sonra, yarım ay sebebiyle istediğim yıldız pozlamasını çekemeyeceğimi anlıyorum. Ertesi gün içinde güzel kareler olabileceği umuduyla yedek pil ve şarj imkanı olmadığı için çekimi bırakıyorum. Gecenin karanlığına bürünen kamp alanında, sessizlik hakim olmuştu. Ortalıkta Ahmet’le benden başka kimse kalmamıştı. Bu arada, Likya Yolu üzerinde bulunan Çukuryayla oldukça bilinen ve meşhur bir kamp alanıdır. Gün batımına kadar sürekli yürüyüşçülerin uğrak yeri olmuştu. Birkaç grup su alarak transit geçmişken, oldukça kalabalık bir kaç grup da bizim gibi kamp atmışlardı.

YENİ GÜNE GÜNAYDIN

Günün ilk ışıkları ile uyanıyorum. Bryan ve Ahmet henüz uyuyorlardı. Çadırdan çıkarak, havanın serinliğinde kamp ateşimizi tekrar ateşliyorum. Sesime uyanan Bryan çay suyunu koymak üzere ocağı ateşliyor. Bende gaz ocağı, Bryan da ise benzin ocağı vardı. Gaz ocağı rüzgarda tamamen etkisiz duruma gelirken, normal şartlarda da, benzin ocağı kadar verimli ve etkili değildi. Gaz ocağı, benzin ocağına nazaran daha pratik ve kullanımı kolay iken, ısı kalitesi ve ısıtma süresi konusunda da bir o kadar etkisiz idi. Bu kamp süresinde gördük ki, olumsuzluklarına rağmen kesinlikle rüzgarlık ve benzin ocağı kullanılmalıdır.

Yolumuz düne nazaran daha uzun olduğu için biraz elimizi çabuk tutuyoruz. Kamp alanı oldukça kalabalıktı. Bir kaç grup da gece gelmiş olmalıydı. Kahvaltısını yaparak çadırını toplayan yola düşüyordu. Bir kaç yürüyüş grubu tepeyi aşarak Beycik tarafına yönelmişti bile. Son bir kare poz daha çekerek başlıyorduk bu günün tırmanış rotasına. Yol bozularak yükselmeye devam ediyordu. Bir kaç kez bisikletten inmek zorunda kaldığımız anlar oldu. Çukuryayla’yı tepeden gören manzara eşliğinde yükselişimiz devam etti. 1780 metre rakıma geldiğimizde, 2 günlük parkurumuzun en tepe noktasına varmış oluyorduk. Geçen yıla kadar, Çukuryayla da biten yolun bu kısmı yeni açılmıştı. Benim için parkurun sürpriz bölümü ve en özel noktaları burası idi. Yılın en uygun ve en güzel zamanlarında da pedallıyor olmanın etkisi ile, Sedir ve Ardıç ağaçları arasında, rengarenk binlerce çiçek eşliğinde Üçoluk Yaylasına kadar devam ediyoruz. Yaylanın adını aldığı üçoluktan akaç çeşmenin başında kısa bir moladan sonra, Altınyaka’ya doğru devam ediyoruz. Kısa bir tırmanıştan sonra Celil Yaylasının geniş ovasını da  geçerek, kısa bir Alakır Vadisi manzarasından sonra,  tekrar sedirler ağaçları arasına giriyoruz. Altınyaka da asafalt yola çıkarak zaman zaman sert tırmanışlarla 20 kilometre sonunda Kemer Yol ayrımına ulaşıyoruz. Ertesi günü Ahmet ile benim mesaimiz olduğu için turu sonlandırmak zorunda kalıyoruz. Ancak Bryan Söğütcuması yönüne devam ederek Saklıkent tarafından, Feslikan üzerinden Antalya ya dönmeyi planlıyordu. Ayaküstü, çok keyif aldığımız 2 günlük turumuzun kısa bir kritiğini yaparak ayrılıyoruz.

FLORA

Keyifli olduğu kadar pek çok anlamda da verimli bir tur ve kamp geçirmiş oluyoruz. Bu turun bize kazanımları ve katkıları o kadar çok oldu ki, bu bağlamda da, hepimiz için özel ve unutulmaz bir kamp yaşanmış oluyor. Tanıdığım ve tanımadığım binlerce çiçek türleri ile karşılaşıyoruz. Rota üzerinde ilerlediğimiz her bölümde farklı çiçek türlerini görebilmek ise, parkura ayrı bir anlam katıyordu. Bulunulan noktanın rakımı, güneş yada gölgelik bir ortam olması, dağın hangi yöne bakan yüzünde bulunması gibi pek çok faktöre göre, doğanın flora yapısı ve çiçek türleri çeşitlilik göstermekte idi.

Bu rota için 1000-1300 m. rakım aralıklarında bol miktarda sümbül ve orkide çeşitlerini gözlemliyoruz. Binlerce papatya ve karahindiba çiçekleri arasında rengarenk bir ortamda bisiklet binebiliyoruz. Nadiren ise emzikotu, kılıçotu, siklamen ve dağ menekşesine denk geliyoruz.

Rotayı özel kılan başka bir etken ise Şakayık çiçekleri oluyor. İlk şakayık çiçeğini 1600 metre rakımda ki Çukuryayla da görüyoruz. Fakat 2. gün rotamız üzerinde, Sedir Ağaçlarının gölgesinde ve çoğunlukla batı ile kuzeyde kalan, serin ve nemli bölgelerde ise sanki şakayık tarlalarına gelmişcesine, pembenin en güzel tonlarında açmış, binlerce şakayık çiçekleri sarıyor dört bir yanımızı. Gerek Hisarçandır bölgesinde ki, gerekse Kasnak Meşesi Ormanında ki ve gerekse burada ki şakayıkların yetiştikleri ve bulundukları ortamlar çok benzerlik göstermekte idi.

Ayrıca Çukuryayla civarlarında binlercesini görme imkanı bulduğumuz (adını henüz bilmediğim, ancak bir çeşit dağ sümbülü olduğunu tahmin ettiğim) 50-60 cm boylarına kadar uzamış olan mavi ile sarının tüm renk tonlarını barındıran çiçekleri hayranlıkla gözlemliyoruz. Görüntü olarak dağ sümbülüne çok benzemekte olup, bu güne kadar gördüğüm ve araştırdığım tüm dağ sümbülleri 10-15 cm boylarında idi.

Daha fazla fotoğraf için Flickr hesabına bakabilirsiniz…

Üçoluk - Çukuryayla - Altınyaka

Zorluk Derecesi :Toplamda 60 km. olan, ZOR bir parkurdur.

Maksimum Rakım :Bisikletle çıkılan maksimum rakım 1780 metredir.

Toplam Tırmanış: Bisikletle çıkılan toplam tırmanış 2900 metre civarındadır.

Hangi mevsimde yapılır:  Yağışlı havalar ve sıcak yaz günleri haricinde her zaman yapılabilir.

Bisiklet Seçimi : MTB ve dişli lastikleri ola Tur Bisikleti.

Yol Yapısı :% 70 stabilize, % 30 asfalt parkurdur.

Başlangıç Noktası : Üçoluk Köyü.

Bitiş Noktası :Üçoluk Köyü.

Su Kaynakları : Rota boyunca belirli noktalarda doğal su kaynakları mevcuttur.

Alış-Veriş Alanları : Üçoluk Köyünde ve Altınyaka da köy bakkalı mevcuttur.

Konaklama : Yaylalarda uygun kamp alanları mevcuttur.

DİKKAT!!! Herhangi bir kaza riskine karşılık kesinlikle en az iki kişile gidiniz ve bir yakınınıza gideceğiniz konumu bildiriniz!!!

Googlemaps Haritası

Powered by Wikiloc

GPS ve rota verilerini buradan indirerek daha detaylı inceleyebilirsiniz…

Başka bir rotada görüşmek üzere…

Sevgiyle Pedalla …

0 Değerlendirme

Henüz değerlendirme yapılmamış

Benzer Rotalar