TRE – 032 SÖĞÜTCUMASI – İNCEBEL – KATRANBAŞI

  • 991
Özellikler
Zorluk Derecesi Orta
Yol Durumu Patika,Orman-Yolu
Toplam Mesafe (KM) 14
Max. Rakım 1700

Rotaları aşağıda paylaşılmış olan wikiloc sitesinden telefonunuza yada GPS cihazınıza yükleyerek daha detaylı inceleyebilirsiniz. Telefonunuza yüklemek için buradan yardım alabilirsiniz!!!

KATRANBAŞI

Son günlerde ki yoğun yağışlarla birlikte, hem kar keyfini doya doya yaşayabilmek hemde, güzel bir rotada yürüyebilmek adına rota arayışı içerisinde giriyoruz. Geçtiğimiz günlerde şansımızı denediğimiz Feslikan Yaylası’nda ki yoğun sulu kar yağışı nedeniyle, hem sağlıklı bir yürüyüş rotası yapamamış, hemde kar keyfini yaşayamamıştık. Daha öncesinde defalarca bisikletle geçmiş olduğumuz Söğütcuması bölgesinde, bu kez farklı bir rotada yürümek üzere rotamızı belirliyoruz.

06/01/2019 Sabahı saat 07:00 sularında arkadaşları buluşma noktalarından alarak, henüz gün ağarmadan yeni bir güne başlıyoruz. Liman Mahallesinde ki kahvaltı molasından sonra, günün ilk ışıkları ile Altınyaka yolunda yükselmeye başlıyoruz. Palamut mahallesinden sonra belli olmaya başlayan soğuk hava ile birlikte, yolları da kar kaplamaya başlamıştı.

ÜÇOLUK

Üçoluk köyüne vardığımızda her taraf bembeyaz olmuştu bile. Yolu tamamen kar kaplamış hızımız düşmüştü. Söğütcuması’na kadar ulaşabileceğimiz konusunda şüpheye düşmüştük. Ancak taze kar, zeminin düzgün olması ve 4×4 marifetiyle lapa lapa yağan kar eşliğinde Söğütcuması Köyüne kadar ulaşıyoruz. Günün devamının ne getireceğini kestiremediğimiz için aracımızı köye yakın uygun bir noktaya bırakarak yürüyüş faaliyetimize başlıyoruz. 

Üzerimize düşen lapa lapa kristal kar taneleri yüzümüzde ki gülümseme ve mutluluğumuza yansıyordu. Neşeden ve şaşkınlıktan dört köşe olmuştuk. Ayağımız altında ezilen taze karın çıkartığı sesler eşliğinde, İncebel  mevkiine doğru ilk adımlarımı atmaya başlamıştık. Yol üzerinde 20 cm. fazla kar vardı ve her taraf pamuk tarlası gibi bembeyaz idi. Yağan kar ve sis ile birlikte henüz hiçbir şey göremiyorduk. Sol tarafımızda süsleyen Alakır Vadisinin eşsiz manzarasının olduğunu biliyorduk ancak hiçbir şey göremiyorduk. İncebel yol ayrımına geldiğimizde kar yağışı duruyor ama etrafımızı sarmalayan sis bulutu halen duruyordu. 

Yarbaşçandır yolu üzerinde ki kar yüzeyinde henüz hiç bir bozulma olmamıştı. Ya yol kapalı idi yada henüz hiçbir araç geçmemişti. Arkamızdan gelen araç ise karları ezerek devam etmiş, rampaya ulaştığında, yol üzerinde S ler çizerek ancak çıkabilmişti. 

Önümüzde ki tepeye ulaştığımızda, yolu terk ederek, karla kaplı olmasına rağmen sağa doğru devam eden oldukça belirgin olan patikanın izine düşüyorduk. Etrafımız sarmalayarak gökyüzüne uzanan sedir ağaçları nefis görseller sunmaya başlamıştı. Yavaş yavaş dağılan sis bulutları arasıdan, güneş ışınlarını hissettirmeye başlamıştı. Hava ne sıcak ne soğuktu. Lakin güneş ışınlarının içimizi ısıtan ışınlarını hissedebilmek büyük bir keyif veriyordu. 

1400 metrelerden başlayan yürüşümüz 1700 metreye kadar yükseliş göstermiştir. Çoğunlukla Sedir ormanları içerisinde devam eden parkur üzerinde, 1600 metrelerden sonra nadiren Ardıç ağaçlarına rastlamak mümkündür. Planlanan rotanın henüz yarısında iken tepe noktasında ki İmecik-Saklıkent taafına devam eden yola ulaşıyoruz. Saatlerimiz 13:00’ü gösteriyordu. Öğle yemek molasını da hesaba kattığımızda devam etmekte olan planlanan rotanın tamamını yapmak mümkün değildi. Dolayısıyla bulunduğumuz noktada yemek molası vererek, Söğütcuması’na aracımızın olduğu noktaya devam eden bu yol üzerinden dönme kararı alıyoruz. Yaklaşık yarım saatlik yemek ve dinlenme molasından sonra dönüş yoluna geçiyoruz.

Çevrede yarım metreden fazla kar vardı. Şu ana kadar yükseklerde zaman zaman dizlerimize kadar ulaşan kar üzerinde ilerleyişimiz devam etmişti. Ancak yol üzerinden geçen iş makinasının izlerini takip etmek, yürüyüşümüzü oldukça kolaylaştırmıştı. Yol üzerinde herhangi bir temizleme çalışması yapılmamıştı, ancak aracın izleri üzerinden yürüyebilmek oldukça kolay olmuştu. Aksi takdirde bu yol üzerinde ki yürüyüşümüz de oldukça efor ve zaman alacaktı. 

Dağılan sis bulutlarından sonra açığa çıkan Alakır Vadisi manzarası eşliğinde yürüyüşümüz 15:30 sularında son buluyor. Parkur üzerinde herhangi bir su kaynağına rastlamıyoruz. En yakın Söğütcuması köyünde bir kaç küçük bakkal, köy kahvehanesi ve kahvaltılık ikramı olan bir işletme vardır. 

Başka güzel bir günde parkurun kalan kısmında yürüyebilmek umuduyla diyor ve bir rotanın daha sonuna geliyoruz. Özellikle ilkbahar ve sonbaharda bu rotanın daha keyifli ve renkli olacağı kanaatindeyiz. Yaz aylarında nispeten serin olsa da, Antalya’nın kavurucu güneş ışınlarından korunmakta fayda vardır. Kış aylarında ise güzel kar manzaralarına ve kar yürüyüşlerine imkan vermektedir. 

Zorluk Derecesi :Toplamda 18 km. olan, ORTAZOR bir parkurdur.

Maksimum Rakım : 1700 m.

Hangi mevsimde yapılır: Yağışlı havalar haricinde her zaman yapılabilir.

Yol Yapısı :Patika ve orman yolu parkurundan oluşmaktadır. 

Başlangıç Noktası : Söğütcuması.

Bitiş Noktası :Söğütcuması.

Su Kaynakları : Parkur üzerinde su kaynağı yoktur.    

Alış-Veriş Alanları : Alış-veriş imkanı kısıtlı imkanlarla Söğütcuması Köyünde mevcuttur. .

Konaklama : Çadır Kampı için uygun yayla düzlükleri vardır. 

DİKKAT!!! Herhangi bir kaza riskine karşılık kesinlikle en az iki kişi ile gidilmeli ve bir yakınınıza gideceğiniz konum bildirilmelidir!!!

Google Maps Harita Görüntüsü



Powered by Wikiloc

GPS ve rota verilerini buradan indirerek daha detaylı inceleyebilirsiniz…

Başka bir rotada görüşmek üzere…



Gezimize ait diğer fotoğraflar …

 

 

 

0 Değerlendirme

Henüz değerlendirme yapılmamış

Benzer Rotalar