KAPADOKYA BİSİKLET KAMPI (7 GÜN 6 ROTA)

  • 516
Özellikler
Zorluk Derecesi Orta
Yol Durumu Toprak-Yol,Patika
Toplam Mesafe (KM) Ortalama 40-50 km civarı
Max. Rakım 1000
Uygun Bisiklet MTB
Başlangıç Noktasında Bitiyor ? Evet

Rotaları aşağıda paylaşılmış olan wikiloc sitesinden telefonunuza yada GPS cihazınıza yükleyerek daha detaylı inceleyebilirsiniz. Telefonunuza yüklemek için buradan yardım alabilirsiniz!!!

PARKUR ÇALIŞMASI

 Yine bir izin dönemi için tur planları ve hazırlıkları  yapılmaya başlamıştır. Bu kez rotamı Kapadokya bölgesine çeviriyorum. Daha önce bölgeye defalarca gitmiş olmama rağmen, bu kez farklı bir heyecanla atıyor yüreğim. Google Earth üzerinde günlerce rota hazırlıkları yapıyor, parkurlar üzerinde ki gezilecek bölgeler hakkında araştırmalar yaparak bilgi edinmeye çalışıyorum. Aşağıda ki haritada görüleceği üzere oldukça geniş bir alanda, mümkün olan her noktaya ulaşabilecek parkurlar çıkartmaya çalışıyorum. Planlanan parkurlar tamamen Google Earth üzerinden çizildiği için, rota üzerinde ilerlerken illa ki farklılıklar gösterecektir.

Kapadokya bölgesinde bir hafta kamp atarak, günübirlik beş gün boyunca 6 farklı rota üzerinde bisiklet bindim. Yapmış olduğum rotalar hakkında dilim döndüğünce bilgiler ve görseller paylaşmaya çalıştım. GPS kayıtlarına sayfa sonundan ulaşabilirsiniz.

Mavi çizgiler planlanan, kırmızı çizgiler yapılan rotalar.

KAPADOKYA’DA EN GÜZEL ZAMAN

Kapadokya bölgesinde ki en güzel zamanı yaşayabilmek için, uykudan biraz feragat etmek gerekiyor. Günün en keyifli ve eğlenceli zamanları, tan yerinin ağarmaya başladığı zamanlardır. Gökyüzünün doğusu tamamen kızıla boyanırken, rengarenk balonlar tek tek yükselmeye başlamaktadır. Gökyüzü rengarenk yüzlerce balonla kaplanırken, güneş de yüzünü göstermeye başlamaktadır. Şans sizden yana ise rüzgarın yönüne bağlı olarak balonlar üzerinize doğru gelecek ve etrafınızı sarmalayarak geçip gidecektir. Sabah ki bu güzel anlar balonların seremonisi ile birlikte yaklaşık olarak 2 saat kadar sürmektedir. Sonrasında mevsimine göre akşama kadar, günü dolu dolu değerlendirmek üzere doğal açık alanlar ve müzeler sizi beklemektedir. Akşam güneş batarken de yine en güzel ve en özel anlardan bir tanesi yaşanmaktadır. Eğer parçalı bulutlu bir gökyüzü var ise, güneş öyle muhteşem bir şekilde batmaktadır ki, o anların keyfini telaffuz etmeye kelimeler kifayetsiz kalacaktır.

Tam ekran izleyiniz!

GİTMEDEN GELME

Güneşin doğuşu ve balonların seyri için en güzel konum Aşk Vadisinin yüksek bölgeleridir. Güneşin batışı ise en güzel Kızılçukur Seyir alanından izlenebilmektedir.  Belli başlı bilinen alanların dışına çıkarak, vadilerin içerisinde ki patikalarda yürüyüşler yapmak ve bisiklet binmek hayal edilenlerin ötesinde güzel zamanlar yaşanmasına sebep olacaktır. Turistik bölgeleri gezmenin yanında kesinlikle Kızılçukur Seyir alanından güneşin batışını, Aşk Vadisinden güneşin doğuşunu izlemelisiniz. Her vadinin kendine has doğal yapısı ve farklı güzellikleri mevcuttur. Geçmiş olduğum Aşk Vadisi, Zemi Vadisi, Güvercinlik Vadisi, Kızılçukur Vadisi ve Paşabağı Vadisi doğal güzelliklerine hayran kaldığım özel yerler arasındadır.

NELER YAPILIR

Bölgede ki bir çok müzeye, Müzekart ile ücretsiz giriş yapılmaktadır. Edindiğim bilgiye göre, Müzekart, Kapadokya bölgesinde sadece Göreme Açık Hava Müzesi’nden çıkartılmaktadır. Eğer daha önceden çıkartmamış iseniz gezmeye buradan başlayarak müzekartınızı da çıkartabilirsiniz.

Göreme ve Çavuşin çevresinde bir çok yerde, ATV, bisiklet ve atlı geziler yapılmaktadır. Ancak özellikle belirtmeliyim ki, bu toplu geziler oldukça gürültülü ve tozlu geçmektedir. Önerim bireysel olarak kiralanıp keşif gezileri yapmanızdır.

NEREDE KALINIR

Konaklama için yerleşim alanlarında, bir çok yerde pansiyon olarak işletilen doğal taş evler mevcuttur. Bütçenize yada seçiminize göre farklı konforlar da seçenekler mevcuttur. Kamping olarak, iki seçenekten bahsedebilirim. Bir tanesi Göreme ile Uçhisar arasında bulunan Panorama Kamping, diğeri ise Göreme ile Ortahisar arasında bulunan Kaya Kamping’dir. Şahsi önerim Panorama Kamping’den yanadır. Güneşin doğuşu ve batışının izlenebileceği güzel bir izleme noktası mevcuttur. Rüzgarın yönüne göre değişmekle birlikte, çoğunlukla balonlar yükseldikten sonra üzerinden geçmektedir. Ayrıca yaptığım kısa görüşme ve sohbetten, oldukça ilgili ve sıcak kişiler olduğu kanaati oluşmuştur.

Kaya Kamping, balonların kalkış ve uçma noktalarına biraz uzak kalmaktadır. Eğer biraz şanslıysanız ve rüzgar o yöne doğru estiği zamana denk gelirseniz güzel bir görsel yakalayabilirsiniz. Görevlilerle yaptığım kısa süreli ve soğuk geçen görüşme de,  pozitif bir elektrik alamadım. Bir konu da ki ricamıza ise, çok sert ve ters bir cevap alarak, bir an önce kamp bölgesinden uzaklaşmaya baktık.

Her iki kamping hakkında, internet üzerinden daha detaylı bilgiye ulaşmak mümkündür. Bireysel kamplarım da genellikle insanlardan ve gürültüden uzak, manzarası bol olan yerler tercih ettiğim için, bu işletmelerin hiçbirisi bana hitap etmemektedir. Kamp noktası seçiminde bir kaç gün güneşin batış yönüne, bir kaç gün doğuş yönüne odaklanırken, bir gece de Meskendir Vadisi içerisinde bir yerde kamp attık.

DİKKAT EDİLECEK KONULAR!!!

Bölgeye ayak basar basmaz ilk dikkat çekecek konulardan bir tanesi tozlu toprak yapısıdır. Kurak ve çorak olan arazi yapısı sayesinde, en ufak bir esinti olduğunda bile, ortalık toz duman olmaktadır. Bazı dönemler açık arazide zaman zaman küçük toz hortumları görülmektedir. Dolayısıyla kamp noktası ve Çadır yapısı büyük önem arz etmektedir. Rüzgar almayan bir nokta seçimi önemlidir. Var ise kar ve toz saçakları olan çadır kullanılması veya çadırın alt kısımlarının toz girişini engelleyecek şekilde kapatılarak önlem alınması yerinde olacaktır.

ARI İSTİLASI VE KORUNMA

Normal zamanlarda dikkat çekmeyen ve rahatsız etmeyen fakat yemek hazırlıkları sırasında akın akın gelmeye başlayarak tedirginlik ve huzursuzluk veren eşek arıları, tedbir alınmadığı zaman sorun oluşturabilmektedir. Özellikle alerjik olan kişilerin dikkatli olmasında fayda vardır. Ama basit ve doğal çözümler üreterek tedbir almak mümkündür. Tedbir amaçlı ilk yapılması gerekenlerden bir tanesi, özellikle koku yayan gıdaların açıkta  bırakılmamasıdır. Yemek hazırlıkları sırasında ağzı kapaklı kaplar tercih edilmelidir. Kesinlikle kamp alanına yakın noktalara bulaşık suyu dökülmemeli ve gıda atıkları atılmamalı. Arı ve sineklerin rüzgar dirençleri zayıf olduğu için, yemek masası rüzgar alan açık bir alana kurulmadır. Yemek hazırlıklarının yapıldığı alanda ve yemek masasında, yanmaz bir malzeme üzerine bir miktar türk kahvesi dökülerek, kolonya ile yakılıp, tütsü yapılması arıların uzaklaşmasını sağlayacaktır.

SARIKIZ (SARIÖMER)

Başka önemli bir konu ise zararlı haşerelere karşı önlemlerin alınmasıdır. Bir haftalık kamp esnasında dikkatli ve temkinli hareket etmeyi elden bırakmadan hareket ediyordum. Özellikle akşamları ortaya çıkan haşerelere karşı dikkatli olunmalıdır. Sadece Meskendir Vadisinde ki kamp alanında ve çevresinde yoğun olarak Sarıkız olarak bilinen örümceğe rastladık. Edindiğim bilgilere göre zehirli bir haşere olan Sarıkız örümceği, 2 metre yüksekliğe kadar zıplama kabiliyetine ve ısırdığı yeri kolay sindirim için eriterek çürüten bir zehre sahip.  Bunun gibi haşerelere karşı tedbir amaçlı, içine girecekleri eşyaların dışarıda bırakılmaması, özellikle akşamları terlik, sandalet ve çıplak ayakla gezilmemesi önemlidir. Çadırların fermuarları kesinlikle hiçbir şekilde açık bırakılmamalıdır.

En önemli konulardan bir tanesi de, vadilerde su kaynaklarının olmamasıdır. Bisiklet ve yürüyüş faaliyetleri yapacaksanız, planladığınız faaliyet boyunca yetecek kadar yanınıza su alınız.

Sarıkız(Sarı Ömer örümceği)

İLETİŞİM

Mümkün olan her fırsatta yerel halk ile iletişim kurmaya çalışın. Ne kadar sıcakkanlı, yardımsever ve misafirperver olduklarına şahit olacaksınız. Her yerde kendi evinizde ki rahatlığı ve huzuru bulacağınıza emin olabilirsiniz.

GÖREME AÇIK HAVA MÜZESİ

Gezilerini @ikibisikletbiromur instagram hesabından paylaşan dostlar ile öğle saatlerinde buluşuyoruz. Öncelikle yarın sabah ki balon resitali için uygun bir kamp alanı arıyoruz. Belirlemiş olduğum noktalardan bir kaç tanesine göz atarak, en güzel görüş açısına sahip olan noktada kamp atmak  üzere karar kılıyoruz. Aracımızı kamp noktasına bırakarak, Meskendir Vadisinin üst kısımlarında ki örümcek ağı gibi etrafı kaplayan ATV parkurları arasında ilerleyerek Göreme’ye ulaşıyoruz. Göreme de verdiğimiz su ve kahve molasından sonra, Göreme Açık Hava Müzesine geçiyoruz. Göre Açık Hava müzesi içerisinde çok fazla kilise bulunmaktadır. Gezdiğimiz yerler arasında en çok kilisenin bulunduğu bölge olarak burayı görüyoruz. Kiliseler içerisinde ki renkli çizimler ve  işlemeler oldukça dikkat çekmektedir. Bazı noktalarda fotoğraf çekilmesine izin verilmemektedir. Gezimizi tamamlayarak bir kaç kilometrelik rampayı tırmanarak kamp alanına ulaşıyoruz.

Sabah saat 05:00 sularında uyanıyoruz. Gökyüzü kızıla boyanmış, rengarenk balonların cümbüşü çoktan başlamıştı bile. Gökyüzünde bir iki tane görülen balonların sayısı her geçen an artıyor ve bir süre sonra gökyüzü tamamen gökkuşağı renklerine boyanıyordu. Etrafımızı sarmalayan yüzlerce balon öyle keyifli anlar yaşatıyor ki, neşeden ve sevinçten dört köşe oluyoruz. Bir inip bir kalkanlar, peri bacalarını teğet geçenler, yükselerek gözden kaybolanlar, eyvah çok hızlı iniyor, düşecek galiba derken, birden yükselerek adrenalin ve heyecanla dolu seyrine doyum olmayan iki saatlik bir görsel şölen hayatımıza renk katıyor. Tek tek azalan balonlar güneşin biraz yükselmesiyle birlikte bu gün ki turlarını tamamlamış oluyorlar.

Yaşamış olduğumuz sevinç ve mutluluk nefis bir kahvaltı keyfi ile devam ediyor. Kamp alanını topladıktan sonra Kapadokya’da ki ilk rota için pedallar dönmeye başlıyor. Arkadaşların bisikletleri arazi yapısına uygun olmadığı için zaman zaman yollarımız ayrılıyor ve patikalara yalnız girmeye başlıyorum. İlk önce kapalı bulunan El Nazar Kilisesine, sonra da Zemi Vadisi’nin giriş bölümünde küçük bir keşif turu atıyorum. Göreme’nin içerisinden geçerek Uçhisar’a doğru tırmanmaya başlıyoruz. 1-2 kilometrelik kısa bir tırmanıştan sonra, Göreme ve Güvercinlik Vadisini tepeden gören Göreme Panorama ve Salkım Tepesine ulaşıyoruz. Uçurumun kıyısında muhteşem bir manzara vardır. Ağustos ayına nazır her yer sapsarı kurumuş otlarla kaplı. Patikalarda ki kurumuş ot ve dikenlerin ilk sürprizi geliyor ve aynı anda 3 patlak ile arka lastiği tamir ediyorum.

Kısa bir tırmanış ve sürüşten sonra Uçhisar’a ulaşıyoruz. Gezilerini ve anılarını youtube ve intagram hesaplarından paylaşan Volkan BAŞKURT arkadaşımızı ziyaret ederek tanışıyoruz. Güney Amerika bisiklet turu hazırlığı içerisinde olduğunu ve gerekli olan bütçe için Çiko Tea Garden kafede çalışarak, el emeği göz nuru bileklik ve kolyeleri satarak birikim yaptığı heyecanına canlı canlı şahit oluyoruz. Hayallerini gerçekleştirebilmesi umuduyla selam ve sevgilerimi gönderiyorum…

GÜVERCİNLİK VADİSİ

Uçhisar Kalesi’nin tüm bölgeyi gören panoramik manzarasından sonra Güvercinlik Vadisinin esrarengiz patikasına giriş yapıyorum. Oldukça dik ve kaygan yol yapısı ile başlayan patika, vadi tabanına ulaştığında yatay olarak ilerlemeye devam ediyor. Oldukça düzgün bir patika, vadinin girişinden başlayarak sonuna kadar devam ediyor. Zaman zaman çalılar ve dikenli otlar patikayı tamamen kaplamakta ve geçiş esnasında oldukça zorluk çıkartmaktadır. Bölgenin toprak yapısından dolayı zemin kum ve tozla kaplanmıştır. Kum derinliği bazı noktalarda derinleşerek, bisikletle ilerlemeyi oldukça zorlaştırmaktadır. Vadi geçişi tamamlandığında bacaklarımda ki çalı ve dikenlerin açmış olduğu çiziklerden dolayı canım yanıyor olsa da, muhteşem bir patikadan geçmenin heyecanı ve mutluluğuna asla engel olamıyor.

Güvercinlik Vadisi içerisinde bir adet kafeterya vardır. Onun haricinde herhangi bir su kaynağına rastlamadım. Kafeteryanın hemen çıkışında bulunan doğal oyma kaya tüneli bulunmakta olup,  vadi çıkışına kadar devam eden patika Göreme’ ye kavuşarak son bulmaktadır. Kamp alanına ulaşmak üzere yine bir kaç kilometrelik Ortahisar rampasını çıkıyorum.

Özellikle bisiklet, treking ve kaya tırmanışı gibi outdoor faaliyetlerden sonra elzem konulardan bir tanesi duş alma ihtiyacıdır. Dolayısıyla doğa kamplarında ki en önemli konulardan bir tanesi de kamp alanının su kaynaklarına olan uzaklığıdır. Yaptığım rotalardan gördüğüm kadarıyla, Kapadokya Bölgesi doğal su kaynakları bakımından oldukça yoksun bir bölge. Ortahisar yakınlarında bulunan su kaynağının hem duş için hem de su temini için uygun olması işimi büyük oranda kolaylaştırmıştır.

 Parkurların toprak yapısından dolayı, tur sonunda özellikle zincir ve vites aksamı tamamen toz toprak içerisinde kalarak, neredeyse ilerlemek imkansız bir hale geliyordu. Yağ tamamen işlevini yitiriyor, yeni yağlama ise, çamur tortu oluşturarak durumu daha da kötü bir hale getiriyordu. Dolayısıyla kamp alanı çevresinde bulunan su kaynağı, bisikleti ve vücudumu, parkurun toz ve toprağından arındırarak, hem ruhen ve bedenen bana zindelik verirken, bisikletimin de ertesi gün ki parkur için işlevsel duruma gelmesini sağlamakta idi.

Bir önce ki gün, imkan olmadığı için hamak kuramamanın keyfi içimde kalmıştı. Bugün gözüme kestirdiğim bir ağaç ile, araç arasına hamağımı kurarak, günün keyfini bir kat daha artırıyor ve kısa bir yorgunluk uykusuna dalıyorum. Tenimi okşayan rüzgarın verdiği serinlik, bedenimi gölgeleyen bulutların, ağaç yapraklarının hışırtısı, kuşların ve böceklerin ninnileri ile öyle huzurlu bir uykuya dalıyorum ki, tarifi imkansız.

Güneş, en güzel renk tonlarıyla güne veda etmeye hazırlanmaktaydı. Arada bir tenime sıyıran keskin rüzgarın dokunuşları ile tüylerim diken diken oluyor, içim titremeyle kaplanıyor ve uykudan uyanmanın zamanı geçiyordu. Gün ışığını kaybetmeden yemek hazırlıkları yaparak geceye hazırlanmanın vakti gelmişti. Kısa kollu tişört yetersiz kalmış ve polar giymenin zamanı idi.

Son zamanlarda ki kamplarımın vazgeçilmez menüsü içerisinde bulunan tarhana çorbası, hem kolay hazırlanarak yapılması  hem de insanın için ısıtması bakımından önemli bir gıda maddesidir. Çorbayı yudumlarken mis kokular yayan sebzeli bulgur pilavı ise sağlıklı bir karbonhidrat deposu olması bakımından önemlidir.

Önümüzde ki bir kaç gün boyunca devam eden parçalı bulutlu hava şartları ve istediğim açıyı konumlandıramamak yıldız pozlamak için sağlıklı bir ortam sunmamıştır.

Balonları izleyebilmenin heyecanıyla sabah 04:00 sularında uyanarak beklemeye başlıyorum. Tripod, fotoğraf makinası ve diğer gerekli ekipmanlar elimin altında hazır bekliyordu. hava biraz serin olduğu için, balonların hareketlerini gördüğümde tulumdan çıkmayı düşünüyordum. Ancak zaman su gibi akıp giderken etrafta hiç bir hareketlilik olmuyordu. Heyecanla balonların uçmasını beklerken, bir taraftan da uçmayacakları düşüncesi ile, içimi bir burukluk kaplıyordu. Güneş yüzünü göstermeye başladığında tüm umudumu kaybederek, kendimce, hava şartlarından dolayı uçuş olmayacağı kanaatine varmıştım.

KIZILÇUKUR

Kahvaltıyı yaparak kampı topluyor ve bugünün parkuru için patikalara doğru yola düşüyorum. Aslında her günün sabahında hangi rotaya gideceğime bisiklete bindiğim anda karar veriyordum. Planladığım tüm rotalar gözümün önünde canlanıyor, bir anlık karar ile düşündüğüm rotaya doğru gidon dönüyordu. Bugünün hedefine Kızılçukur takılıyor ve pedal dönmeye başlıyor. Büyülü bir uçurum ve vadiler silsilesi manzarası vardı. Onlarda vadi içerisine ilerleyen patikalar önüme serilmişti. Yüreğim öyle büyük bir heyecanla atmaya başlamıştı ki, tüm patikalarda bisiklet binmek isteyen doyumsuz bir duyguyla kaplanmıştı bedenim. Patikalar öyle baş döndürücü bir güzellikle etkilemişlerdi ki benliğimi, sonsuza dek yemeden içemeden günlerce bisiklet sürebilirdim. Vadilerin büyüsünden sıyrılarak tepeye devam eden patikanın izine düşüyorum. Bir süre bisiklet üzerinde ki ilerleyişim, zeminin kaygan yapısı ve dikleşen rampa ile birlikte, yürüyerek devam etmek zorunda kalıyorum. Tepeye ulaştığımda ise heyecandan ve sevinçten aklım başımdan gidiyordu. İnsan zaman dursun istiyordu. Günlerce, aylarca kalabilirdim bu muhteşem manzara eşliğinde. Alabildiğine uçsuz bucaksız Kapadokya manzarası çepeçevre görünüyordu. Nefesleri kesen bu manzara da bir süre mola verdikten sonra devam etmek üzere hazırlanmaktaydım. Önümde iki seçenek vardı. Bir tanesi sola devam ederek Paşabağı’na inmak, diğeri de Devrent harabeleri tarafına inmek idi. İçgüdüsel olarak Paşabağı tarafına giden rotaya yöneliyor ve bir süre sonra dik bir şekilde aşağıya doğru devam eden patika üzerinde ilerlemeye başlıyorum. Uzun bir süre oldukça düzgün bir zeminde devam eden patika, bir anda kayalık bir bölgeye ulaşmıştı. Düzgün dediğime bakmayın, irili ufaklı taşlarla kaplı, zigzaglar çizen çok keyifli bir yol. Kayalık bölgede bir süre bisikleti omuzlamak durumunda kalıyorum. Sonrasında ise, oldukça belirgin bir patika olsa da, zemin çok kaygan olduğu için, bisiklet binme tekniğim yetersiz kalıyor. Bir süre de bisiklet elimde ilerledikten sonra, sağa devam ederek Paşabağı bölgesine ulaşıyorum. Paşabağı bölgesinde ki doğal kaya oluşumları oldukça ilgi görmekte ve rastladığım en kalabalık turist kafileleri burada idi.

Kızılçukur

Paşabağı

ZELVE

Paşabağı’ndan sonra Zelve Bölgesine geçiyorum. Bölgede rastladığım en geniş alana yayılmış yerleşim alanı kalıntıları Zelve’dir. Kaya oymaları arasından geçerek düzenlenmiş olan ahşap yürüş yolu takip edilerek bölgeyi tamamen gezmek mümkündür. Yaklaşık bir saatlik zaman diliminde gezebildiğim kadar gezerek bu bölgeden de ayrılıyorum.

Dönüş yolunda Çavuşin ve Göreme’den geçerek parkuru tamamlıyorum. Toz ve topraktan arınarak yine aynı kamp alanına geçiyor ve kampımı tekrar kuruyorum.

Henüz gün ağarmadan yine büyük bir heyecanla uyanmış ve umutsuzca balonları beklemekteydim. Hava yine kapalı ve rüzgar fazla hızlı esiyordu. Hava şartlarının balonların uçması için uygun olmadığı kanaati ağır basıyor ve perçinlenen umutsuzluğum ile manzaraya karşı derin düşünceler arasında kayboluyordum. Gün ağarıyor, güneş ışınları çadırımı yalayıp gidiyordu. Lakin balonlar da herhangi bir hareketlilik olmuyordu. Ne ışık saçan balonlar nede yükselenler vardı. Kahvaltı ve kamp toplama işlemlerinin arkasından pedal yine Kızılçukur istikametine dönüyordu. Yine tepeye çıkarak Devrent istikametine devam eden rotayı yapmayı planlıyordum. Ancak Kızılçukur seyir alanına vardığımda, yamaçtan giden patika o kadar heyecanımı ve iştahımı kabarttı ki, kendimi bu rotaya gitmekten alıkoyamadım.

Patika Kızılçukur boyunca yamaçtan, uçurumun hemen kıyısından devam etmektedir. Zaman zaman bisikleti elimde taşıdığım geçişler olmuştur. Parkur üzerinde görülmeye değer pek çok farklı oluşum ve geçitler mevcuttur. Bir kaç noktada vadi tabanına inen yol ayrımlarına rastladım. Lakin yamaçta aynı düzlemde devam eden patika üzerinde sonuna kadar gitme isteği ile Çavuşin’e kadar devam ediyorum.

DEVRENT

Hava parçalı bulutlu ve bisiklet binmek inanılmaz derece keyifli idi. Asfalt yol ile Paşabağı ve Zelve yakınlarından devam ederek Devrent kaya oymalarının olduğu bölgeye ulaşıyorum. Devrent, dar bir alana sıkıştırılmış, ferah bir yürüyüş yolları bulunmayan ve oldukça kalabalık bir bölge idi. Açıkçası vadi içerisine sıkışmış, ruhumu daraltan ortamda hissediyordum. Burada çok fazla kalamıyor ve devam ediyorum. Yukarıda ki tepeye ulaştığımda, yine iki seçenekli bir parkur bulunuyordu. Sağa  asfalt yolu  devam ederek Ürgüp’e ulaşmak, diğeri ise soldan devam ederek yine arazi yollarından, parkuru biraz uzatarak Ürgüp’e ulaşmaktı. Zaman müsait olduğu için uzun rotayı tercih ediyorum. Kabak tarlaları arasından rampa aşağı sallanarak asfalt yola ulaşıyorum.

Devrent

Ürgüp Müzesi’ne bir süre mola vermek ve dinlendikten sonra devam etmek üzere giriş yapıyorum. Ağaçların gölgelediği serin ve ferah bir bahçesi vardı. Bisikletli olduğumu fark eden Emrah DEMİRCİ karşılıyor. Ayaküstü sohbet esnasında iki tana harika parkurlardan bahsediyor. Öyle cezbedici anlatmıştı ki, hiç zaman kaybetmeden bugün o rotalardan bir tanesini yapabilmek üzere yola koyuluyorum.

MESKENDİR VADİSİ

Meskendir Vadisi rotası kamp alanımın hemen yanı başından başlıyordu. Kamp alanında kısa bir moladan sonra, su ihtiyacımı tamamlayarak hemen parkura giriyorum. Kısa bir süre toprak yol ile başlayan rota devamında patikaya donüşerek, dik ve kaygan zemin ile devam ediyordu. Dar vadi içerisinde, meyve ve üzüm bahçeleri arasında ilerliyordu. Zaman zaman mağaralar bulunan kayalıklar arasından geçerek, sürpriz bir şekilde kaya tünellerin içerisinden geçiyordu. Diğer vadilerde olduğu gibi burada da içilebilir herhangi bir su kaynağı mevcut değildir. Meskendir vadisinin çıkısına doğru kısıtlı imkanlarda  içecekler sunabilen kafe tarzında bir işletme mevcuttur.

Meskendir Vadisi

Akşam üzeri Antalya’dan gelip Karadeniz Turuna devam edecek olan İsmail ve ailesi ile Meskendir Vadisinde uygun bir yerde kamp atıyoruz. Kamp alanının gece meteor yağmurunun fotoğrafını çekebileceğimiz güzel bir yer olduğunu düşünüyorduk. Ancak güneş batar batmaz çıkan rüzgarla birlikte ortalık toz duman oluverdi. Hem rüzgar oldukça şiddetli idi hemde tozdan güzel bir kare alamıyorduk. Fotoğraftan vazgeçerek çadır alanımıza yöneldik. Fakat kamp alanımız adeta Sarıkız haşeratı ve ailesi tarafından istila edilmişti. Neredeyse el büyüklüğünde bir tane iri hayvan ve onlarca yavru vardı etrafta. Derhal dışarıda ki malzemeleri toplayarak çadırlarımıza çekiyoruz. Sabah kahvaltı sonrasında hemen kamp alanını toparlayarak akşamında başka bir noktada kamp atmak üzere Meskendir Vadisinden ayrılıyoruz.

ZEMİ VADİSİ

Kamp malzemelerini ve aracı Göreme merkezde bırakarak, seyir terasına çıkıyorum. Zemi Vadisi girişine kadar düzgün bir yol devam etmektedir. Fakat Zemi Vadisinin hemen girişinde yol bozulmakta ve sonrasında patikaya dönüşerek devam etmektedir. Diğer vadiler gibi burası da oldukça keyifli ve görülmeye değer güzelliktedir. Zemi Vadisi’nin bir kaç noktasında sıkıntılı geçiş noktaları mevcuttur. Özellikle aşağıda ki görülen bölümde ip desteğiyle geçiş sağlanabilmektedir. Bisikleti omzuma alarak geçmekte herhangi bir sorun yaşamadım. Özellikle vadinin Göreme çıkışına doğru solda kalan doğal kaya oluşumları görülmeye değer yapıdadır. O bölgelere girmeden ve gezmeden gitmeyiniz.

Bu güzel parkur sonrası Göreme de kısa bir mola vererek öğle yemeğini de ayaküstü atıştırıyorum. Henüz saatin erken olması sebebiyle günün ikinci keşif rotasını yapmak üzere Uçhisar tarafına doğru yine tırmanışa geçiyorum.

AŞK VADİSİ

Daha öncesinde gezmiş olduğum panorama noktalarına hiç uğramadan Aşk Vadisi girişine doğru devam ediyorum. Uçhisar tabelasını geçtikten sonra sağ tarafa iki yapanın arasından geniş bir yol girmektedir. Burada herhangi bir tabela yoktur. Toprak yol ile bir süre devam ettikten sonra sağa ayrılan yolda eski bir tabela mevcuttur. Dikkat edilmezse kaçırmak mümkündür. 100-150 metre sonra sola dik bir şekilde inen patika Aşka Vadisinin giriş noktasıdır. Yolun devamı tarlaların içerisinden uçurumun kenarında son bulmaktadır. Patika zemini oldukça dik ve kaygandır. Dikkatli bir şekilde inmek gerekmektedir. Vadi içerisinde bölgenin yapısına uygun ve karakteristik özelliklerini taşıyan farklı yapılarda ve görsellerde pek çok kaya oluşumları mevcuttur.

Aşk Vadisinin ortalarında başlayarak dere yatağından ilerleyen patika, vadi çıkışına doğru yol ile devam ediyor olsa da, zemin kumlu yapısı nedeniyle bisiklet üzerinde ilerlemek zaman zaman mümkün olmamaktadır. Aşk Vadisi çıkışından Göreme asfaltı ile araca ulaşarak Kapadokya bölgesinde ki rotaları şimdilik noktalamış oluyorum. Gün sonunda Aşk Vadisini tepeden gören güzel bir noktada kamp atarak günü tamamlıyorum.

Diğer bisiklet ve yürüyüş rotalarını sonra ki yıllarda yapabilmek umuduyla…

KAPADOKYA  VADİLERİ

Aşağıda listelenen vadiler harita üzerinde işaretlenmiştir.

  • Aşk Vadisi
  • Çat Vadisi
  • Devrent Vadisi
  • Gomeda Vadisi
  • Güllüdere Vadisi
  • Güvercinlik Vadisi
  • Kılıçlar Vadisi
  • Kızılçukur Vadisi
  • Meskendir Vadisi
  • Üzengi Vadisi
  • Zemi Vadisi

Zorluk Derecesi :Genel itibariyle ORTAZOR bir parkurlardır.

Maksimum Rakım :Bisikletle çıkılan maksimum rakım 1430 metredir.

Toplam Tırmanış: Bisikletle çıkılan toplam tırmanış Ortalama 500-1000 metre aralığındadır.

Hangi mevsimde yapılır:  Kış ayları ve yağışlı havalar haricinde her zaman yapılabilir.

Bisiklet Seçimi :MTB ve Dişli lastiklere sahip şehir bisikleti için uygundur.

Yol Yapısı :Patika, asfalt ve stabilize yollar içermektedir.

Başlangıç Noktası : Ortahisar ve Göreme.

Bitiş Noktası :Ortahisar ve Göreme.

Su Kaynakları : Bölgede ki tüm rotalar su kaynakları konusunda yetersizdir.

Alış-Veriş Alanları : Göreme ve Ortahisar da ihtiyaçları karşılayacak nitelikte market ve restorantlar mevcuttur.

Konaklama : Kamp için uygun bölgeler mevcut ise de güvenlik tedbirleri almakta fayda vardır.

DİKKAT!!! Herhangi bir kaza riskine karşılık kesinlikle en az iki kişile gidiniz ve bir yakınınıza gideceğiniz konumu bildiriniz!!!

Google Maps Harita Görüntüsü

Powered by Wikiloc

Google Maps Harita Görüntüsü

Powered by Wikiloc

Google Maps Harita Görüntüsü

Powered by Wikiloc

Google Maps Harita Görüntüsü

Powered by Wikiloc

Google Maps Harita Görüntüsü

Powered by Wikiloc

Google Maps Harita Görüntüsü

Powered by Wikiloc

GPS ve rota verilerini buradan indirerek daha detaylı inceleyebilirsiniz…

Başka bir rotada görüşmek üzere…

Sevgiyle Pedalla …

0 Değerlendirme

Henüz değerlendirme yapılmamış

Benzer Rotalar