Bisikletle Aladağlar (Ring) Turu 1. Gün (Yahyalı – Kapuzbaşı Şelaleleri)

  • 6889
Özellikler
Zorluk Derecesi Orta
Yol Durumu Asfalt
Toplam Mesafe (KM) 62
Max. Rakım 1580
Uygun Bisiklet MTB,Yol-Bisikleti,Şehir-Bisikleti
Başlangıç Noktasında Bitiyor ? Hayır
Kayseri, Adana, ve Niğde illeri sınırları içerisinde, geniş bir alana yayılmış olan ve bünyesinde yayla, kanyon, zirve, şelale ve daha pek çok farklı türlerde doğal coğrafi oluşumları barındıran  Aladağlar da bisiklet turu yapmanın farklı bir tecrübe olacağı düşüncesiyle tur planları yapmak üzere kolları sıvadık. Tur parkuru toplamda en fazla  6 gün olmalıydı. Ancak bölge oldukça geniş bir alanı kapsadığı gibi, pek çok sayıda da gezilmeye ve görülmeye değer coğrafi oluşumlar vardı. Planlama aşamasında işimiz oldukça zordu. Öncelikle bölgede detaylı bir inceleme ve araştırma yaparak kritik noktaları tespit ettik ve bu noktalar üzerinden rota planlamasına başladık. Kesinlikle rotaya dahil edilmesi gereken bölgeler şunlardı;

                         1- KAPUZBAŞI ŞELALELERİ
                         2- KAPIKAYA KANYONU
                         3- VARDA (VARDAHA, diğer adıyla ALMAN) KÖPRÜSÜ
                         4- ÇAKIT VADİSİ
                         5- DEMİRKAZIK ZİRVESİ

 

Kritik noktalar belirlendikten sonra, bu noktalardan geçebilecek yolları tespit etmeye başladık. Daha önceden gidilmiş olan rotaları inceledik, yol yapıları ve zorlukları hakkında bilgi edinmeye çalıştık. Bölge de tur yapmış olan ve ulaşabildiğimiz arkadaşlarla iletişime geçerek parkur hakkında ön bilgi edinmeye çalıştık. Tur yapacağımız tarihlerde ki geçmiş yılların hava durumu istatistiklerini araştırdık ve olası hava durumu hakkında bilgi edinmeye çalıştık. Peki neden bu rota üzerinde bu kadar hassas ve özenle duruyorduk, bu rotayı diğer rotalardan farklı kılan ne idi?
Birinci ve en önemli etken, rotayı yapmayı planladığımız tarihin ( 13-18 EKİM 2013 ) mevsimsel geçiş dönemine denk gelmesi idi. Yağış ve olumsuz hava koşullarının oluşabilmesi ile birlikte bisiklet binmek imkansız duruma gelebilirdi.
İkincisi Bölgenin coğrafi konumu itibariyle engebeli bir yapıya sahip olması ve sürekli rakım değişikliği sebebiyle, tırmanış ve inişlerin bozuk yol yapısı sebebiyle zorlayıcı olacağı idi. Bu noktada günlük yapılabilecek km mesafesi büyük önem taşımakta idi. Yükseklik eğrisine göre bir günde 60 km gidilebileceği gibi, diğer bir günde 100 km gidilebilecek yapıda idi.
Bir başka önemli nokta ise sınırlı gün sebebiyle en fazla 6 gün sürmeli idi. olabilecek tüm olumsuzluklar ve en iyi ihtimallerle birlikte planlama ona göre yapılmalı idi.

Tüm bu araştırma ve incelemeler sonucunda rota ortaya çıkarıldı. Yahyalı ilçesinden başlayarak, yine Yahyalı ilçesinde biten Aladağlar çevresinde ring yapılabilecek 360 km. uzunluğunda bir rota çizildi ve aşağıdaki şekilde gün gün planlandı.
  • 1. GÜN : Yahyalı, Dikme, Delialiuşağı, Yeşilköy, Çavdaruşağı, Büyükçakır ve Kapuzbaşı Şelalarinde kamp.
  • 2. GÜN: Aladağ İlçesine ulaşarak kamp.
  • 3. GÜN : Meydan Yaylası, Karaköse, Madenli, Ustalar, Abdilli, Fakılar, Hacılı, Beydemir, Karaisalı, Kapıkaya, Kapıkaya Kanyonu ve Kıralan(Hacıkırı)’nda kamp.
  • 4. GÜN: Kuşçular, Çakıt Vadisi, Belemedik, Pozantı, Alpu, Fındıklı, Kamışlı, Yelatan, Çamardı ve Çukurbağda Kamp.
  • 5. GÜN : Bademdere, Orhaniye, Sulucaova, Dündarlı, Çadırkaya, Senirköy, Yuları ve Yahyalı’da son.
  • (Herhangi bir olumsuzluğa karşılık 1 gün de opsiyon vardı)
Planlanan tarihin 1 hafta öncesinde ülkenin yağışlı havaların etkisi altına girmesi ve bölgede ki yüksek rakımlara yılın ilk karının düştüğü haberlerinin gelmesi turun iptal olabileceği sinyallerini vermeye başladı. Ancak ilerleyen günlerde hava dönmüş ve tarih yaklaştıkça yağışlar bölgeyi terk etmiş havalar ısınmaya başlamıştı.  Gözümüz kulağımız bölgede ki hava durumunun ne durumda olduğuna dair alabileceğimiz iyi haberlerde idi. Gelen haberler pek de iç açıcı değildi. Hava sıcaklıkları belirli bölgelerde gündüzleri 5 ile 10 derecelerde değişirken geceleri ise eksi 1-2 derecelere kadar düşmekte idi. Ancak bu sıcaklıklarda dahi turu yapabileceğimizi ve parkuru tamamlayabileceğimizi düşüncesiyle, o şartlara  uygun kıyafetler hazırlamaya başladık. Artık geri sayım başlamıştı ve yolculuk başlamak üzereydi. Her şey yolunda gidiyordu. Tur heyecanı kat kat artıyor ve hazırlıklar sürüyordu. Tüm yurtta havalar ısınmaya başlamış ve önümüzde ki 1 hafta boyunca hava durumunun iyi olacağı, gün gün sıcaklıkların artacağı medya haberlerinde verilmeye başlanmıştı. Son gün geldi çattı ve bisikletlerimizi araçlarımıza yükleyerek Antalya’dan Yahyalı’ya ulaşmak üzere hareket ettik. Aramıza Konya’dan katılacak olan arkadaşımızı da alarak 4 kişi ile tura başlamış olduk. Gün boyu süren yolculuğun ardından, bisikletlerimizi ve çantalarımızı sabahın ilk ışıkları ile hareket edecek şekilde hazırlayarak, büyük bir heyecanla, yol yorgunluğunun üzerine geceyi dinlenerek geçirdik. 13 EKİM 2013 pazar günü güneşin ilk ışıklarıyla horoz sesleri eşliğinde uyanarak güne başladık. Köy usulu odun sobasında peynirli bazlama ve yöresel gıdalarla kahvaltımızı yaparak ilk pedallarımız dönmeye başladı.
 Hava biraz serin ama rahatsız edici değildi. Gölgeler üşütüyor ama güneş gören bölgeler ısıtıyordu. Yahyalı ilçesinin hemen çıkışında, 5 km uzaklıktaki Derebağ Şelalesi’ne yol ayrılmakta idi. Ancak planlanana rotamız içerisinde olmadığı için direk geçerek yola devam ettik ve tırmanışa başlamış olduk.

 Güneş yükseldikçe hava ısınmış ve üzerimizde ki kıyafetler fazla gelmeye başlamıştı. Hepimiz termal ve oldukça kalın kıyafetler giyinerek başlamıştık.  Hem hava beklediğimiz sıcaklıkların üzerinde hemde rampa beklediğimiz dik eğimin altında idi. Neredeyse hiç zorlamadan asfalt yolda tırmandığımız 10 km rampadan sonra Zamantı ırmağına doğru inişe geçtik.
Zamantı ırmağı
 Yol, asfalt, yer yer 3 şeritli geniş bir yol idi. Ancak bölgede bulunan Çinko ve Demir maden ocağı sebebiyle yolun büyük bir kısmı kamyon ve tırlar tarafından işgal ediliyordu. Bu bölge geçişinde çok dikkatli olmakta fayda vardır. İnişin bir kaç km sonrasında karşı tepelerde kurulmuş olan rüzgar tribünleri görülmektedir. inişin bittiği noktada ise Zamantı nehri üzerine kurulmuş olan köprüden geçilerek Dikme Köyüne kadar 3,5 km lik başka bir tırmanış başlamaktadır. Hafif eğimle başlayan rampa sonlara doğru yaklaştıkça dikleşmekte ve yüklü bisikletle çıkmak neredeyse imkansızlaşmaktadır. Rampanın çıkışında ise Dikme Köyüne ulaşılmaktadır.
Köyün konumlandırılmış olduğu tepe bölgesi çok iyi rüzgar aldığından dolayı neredeyse her yere rüzgar tribünleri konumlandırılmış durumda idi. Doğal kaynaklarla enerji elde edilmiş ancak karşılaştığımız yöre halkı ile ayaküstü muhabbetimizde, köylünün mera alanları, açılan yollarla ve dikilen tribünlerle  işgal edilerek yörede ki hayvancılık ve tarım arazisinin zarar gördüğü konusunda dert yandıklarını gördük. Belki daha iyi bir planlama ile daha doğru enerji edilebilir ve yöre halkının zarar görmesi engellenebilirdi.
Dikme Köyünden sonra yolu sarmalayan rüzgar tribünleri arasında, sağ tarafımızda aladağların zirvelerinin manzarası ve karşımızda ise uzanan vadi boyunca biraz dik bir eğimle inişe geçiliyor. Delialiuşağı, Yeşilköy ve Çavdaruşağı köyleri boyunca iniş devam etmektedir.

Çavdaruşağı Köyünden bir kaç kilometre gittikten sonra bir ses sizi karşılar. Eğer durmadan devam etmeye meyil etmişseniz arkanızdan koşarak seslenecektir size “Hello, welcome” , “drink tea” nidalarıyla sayın Cuma AKÇAKOCA
. Cuma AKÇAKOCA, yol kenarına kurduğu çay ocağını işleten, hoşsohbet ve sıcakkanlı yöre insanıdır. İlginç bir hikayesi de vardır. Yörede ve bölgeden geçen yerli ve yabancı turistler tarafından da bilinen bir kişilik olmuştur. Gönlünü kaptırdığı Rus uyruklu turist kızı 2000 yılından bu tarafa, tanıyan olup olmadığını bıkmadan, usanmadan her geçen yolcuya sormaktadır ve adına yazdığı türkü ile hikayesini kendisinden dinleyelim.
Cuma amcanın çayını içtikten ve hikayesine ortak olduktan sonra tekrar yola devam ediyoruz. Yol bundan sonra kanyon içerisinde doğal kaya ve dağ manzaraları eşliğinde devam etmektedir. Bir kaç kilometre sonra hafif tırmanışla devam eden yol, boğazı geçer geçmez dünyanın eşsiz güzellikleri arasına girmeyi başarmış olan ve üç koldan akan Kapuzbaşı Şelaleleri ile karşılaşılmaktadır. Yanınızda ki arkadaşınızın konuşmasını dahi duyamayacağınız şiddette ki gürültüsü ile Aladağların kayaları arasından fışkırarak akmaktadır. Doğal ve eşsiz bir güzelliğe sahiptir. Ancak günden güne çevrede ki doğal yapı bozulmakta ve deforme olmaktadır. Halen doğal güzelliğini kaybetmemiş iken kesinlikle görülmesi gereken yerler arasına eklenmelidir.
Bölgede bulunan ve Şelalelere 20 km uzaklıkta bulunan Hacer Ormanları da görülmesi gereken bir yerdir. Ancak zaman ve şartlarımız uymadığı için biz gidemiyoruz. Coğrafi konumu itibariyle çok rüzgarlı ve serin bir havası bulunmaktadır. Çadır kurmak için uygun bir yer buluyor ve geceyi geçirmek üzere kampımızı atıyoruz.
Yükseklik Profili
 
GPS ve rota verilerini buradan indirerek daha detaylı inceleyebilirsiniz…
GPS ve rota verilerini üye olmadan DROPBOX üzerinden buradan indirebilirsiniz.
Zorluk Derecesi :Toplamda 62 km. olan, ZOR bir parkurdur.
Hangi mevsimde yapılır: Kış Mevsimi ve yağışlı havalar haricinde her zaman yapılabilir.
Bisiklet Seçimi : Dağ ve Tur Bisikleti için uygundur.
Yol Yapısı :Tamamı Asfalt yoldur.
Başlangıç Noktası : Yahyalı ilçe merkezi.
Bitiş Noktası :Kapuzbaşı Şelaleleri (Büyükçakır Köyü).
Su Kaynakları : Yol boyunca Doğal Su kaynakları ve yerleşim yerleri mevcuttur.
Alış-Veriş Alanları : Yerleşim yerleri dışında alış veriş alanı yoktur.
Konaklama : Kapuzbaşı Şelaleleri çevresinde konumlandırılmış pek çok sayıda pansiyon ve restaurantlar mevcuttur. Çadır kurmak için de uygun yerleri mevcuttur.
DİKKAT!!! Herhangi bir kaza riskine karşılık kesinlikle en az iki kişile gidiniz ve bir yakınınıza gideceğiniz konumu bildiriniz!!!

0 Değerlendirme

Henüz değerlendirme yapılmamış

Benzer Rotalar