BAFA GÖLÜ – LATMOS DAĞI KAMP GEZİSİ

  • 279
Özellikler
Zorluk Derecesi Kolay
Yol Durumu Patika
Toplam Mesafe (KM) ---
Max. Rakım ---

Rotaları aşağıda paylaşılmış olan wikiloc sitesinden telefonunuza yada GPS cihazınıza yükleyerek daha detaylı inceleyebilirsiniz. Telefonunuza yüklemek için buradan yardım alabilirsiniz!!!

BAFA GÖLÜ

Son zamanlarda sosyal medya üzerinde ki Bafa Bölü ve Latmos Dağı’na ait paylaşımlar adeta çağrı niteliğinde idi. Havalar henüz tam ısınmamıştı ama baharda artık kendini belli etmeye başlamıştı. Gezi planlarının duyurularını yaptığım whatsapp grubumuz üzerinden hafta sonu kamplı bir faaliyet için çağrı yapıyorum. Yeterli katılımın sağlanması ile parkur çalışmaları netleşiyor ve gezi planımız ortaya çıkıyor.

Kapıkırı

15 Mart 2019 Cuma günü mesai sonrası akşam saatlerinde Antalya’dan yola çıkıyoruz. Yaklaşık altı saatlik yolculuk sonrasında gece yarısına doğru Kapıkırı Köyüne ulaşıyoruz. Googleearth üzerinde ki incelemelerimde, Gölyaka ile Kapıkırı arasında uygun bir yerlerde kamp atabileceğimizi düşünüyordum. Ancak doğal yapıyı korumak amacıyla bir çok bölgenin tel örgülerle çevrili olduğunu görüyoruz. Kamp için Kapıkırı Köyü içerisinde ki sahil yolu takip edildiğinde göl kenarında kamp için uygun noktalar mevcuttur. Göl kenarında ki uygun bir noktayı gözümüze kestirerek derhal kampımızı atıyoruz. Mevsim normallerinde hava biraz serin idi. Ateş yakmak için hem vaktimiz yoktu, hemde etrafta toplayabileceğimiz herhangi bir kuru odun parçaları mevcut değildi. Sıcak çay ile bir nebze içimizi ısıtarak saatlerimiz gece yarısını geçerken çadırlarımıza çekiliyoruz.

Günün ilk ışıkları ile hareketlenmeler başlıyor ve göl kenarında güzel bir güne uyanıyoruz. İmece usulu bir taraftan kahvaltı hazırlıkları devam ederken bir taraftan da kamp toplama işlemi başlamıştır. İki gün boyunca zamanı oldukça dikkatli ve değerli kullanmak durumundayız. Hem bölgeye ilk defa geliyoruz hemde gezecek ve görecek oldukça çok yer mevcuttur. Kahvaltımızı müteakip 9:30 sularında yürüyüşümüz başlıyor. Bir süre göl kıyısında ilerledikten sonra Bağarcık Köyü istikametine devam eden patikanın izlerini sürmeye başlıyoruz. Göl manzarasını arkamıza alıp yükselmeye başladığımızda, bölgeye has doğal kaya yapıları ve bitki örtüsü hemen kendisini göstermeye başlıyor. Geldiğimiz mevsim itibariyle binlerce anemon ve papatyalar arasında rengarenk bir parkurda adımlarımız peşi sıra düşmeye başlıyor. Bu ilk izlenimler dahi onca yolu geldiğimize değecek güzellikte ve tüm yorgunluğumuzu alır nitelikte idi.

Bir kaç saatlik yürüyüş sonrasında bu alanda ki yürüyüşümüzü tamamlıyoruz. Sahil boyunca devam eden ve bir yarım ada gibi göl içerisine devam eden bölgede de yürümek istemiştik. Ancak arazinin çamur yapısı ve dere geçişleri, gerek araçla gerekse yaya olarak geçmemize izin vermedi. Burada ki rotayı iptal ederek araçlarımızla Gölyaka Köyüne doğru hareket ediyoruz. Yol üzerinde uygun bir yerde öğle yemek molasından sonra Gölyaka Köyünden tekrar yürüyüşe başlıyoruz.

Yılan Balığı

Bafa gölünde bol miktarda bulunan ve kooperatif aracıyla ihraç dahi edilen yılan balığını akşam yemek menümüze dahil etmek istiyoruz. Ancak Kapıkırı Köyünde bulamıyoruz. Gölyaka Köyünde ise derindondurucu dolaplarda dondurulmuş olarak buluyoruz. Ancak dondurulmuş olması ve fiyatının yüksek olması içimize sinmiyor. Çeri restorant ile telefonla görüşmemizde pişmiş olarak servis edilen kilosunun 90 TL olduğunu öğrenmiştik. Kendimiz pişirmek üzere almak istediğimizde bulabilse idik taze fiyatının 25 TL olduğunu öğreniyoruz. Gölyakada ki marketten dondurulmuş olarak kilo fiyatı ise 40 TL idi.

Yediler Manastırı

Bu kez istikametimizde Yediler Manastırı var. Köyün içerisinden başlayan tabela ve işaretlemeleri takip ederek bir kaç kilometre sonrasında Yediler Manastırı kalıntılarına ulaşıyoruz. Yol boyunca rengarenk çiçekler ve zeytin ağaçları bizlere eşlik ediyor. Latmos Dağının zirvesi karşımızda Bafa Gölünün eşsiz manzarası ise peşimizden geliyordu. Yediler Manastırı odacıklardan oluşmuş ve ayakta kalabilmeyi başarabilen kemerli duvar yapılarından oluşmakta idi. Hem dağ hemde göl manzarasına hakip bir tepeye yerleşmişti. Kısa bir kahve molasından sonra dönüş yoluna geçerek bu gün ki kamp alanımıza doğru hareket ediyoruz. Dün akşam ateşimiz olmadığı için biraz üşümüştük ama bugün vakitlice kamp alanına vararak, kamp ateşimizi yakmayı amaçlıyoruz. Gerçi henüz nerede kamp atacağımızı bilemesek de umudumuz hep iyi yönde idi. Milas yolundan Bağarcık Köyüne doğru, oldukça dik ve virajlı yolları takip ederek ilerliyoruz. Bir süre sonra farklı bir doğa yapısı içerisinde ilerlemeye başlıyoruz. Zeytin ağaçları yerini fıstık çamlarına terk etmişti. Heybetle yükselen fıstık çamlarının top top şekilleri oldukça ilgi ve dikkat çekici bir görsellik sunuyordu. Bu çevrede kamp atabileceğimiz uygun bir yer arayışlarımız ve denemelerimiz olsa da içimize sinecek bir yer bulamadık.

Bağarcık

Bağarcık Köyü içerisinden devam ederek parkurumuza doğru fıstık çamları içerisinde biraz ilerliyoruz. Normal araçla gitmenin mümkün olmadığı bir şekilde yol bozulmaya başlıyor. Zaman zaman aracımız 4×4 maarifetiyle dahi zorlanmaya başlıyor. 4×4 tek araç olduğumuz için riske girmiyor ve bulabildiğimiz ilk düzlükte kampımızı atıyoruz. Işığı kaybetmeden dört bir elden kamp ateşi için odun topluyoruz. Sonra bir yandan yemek hazırlıkları devam ederken bir yandan da çadır kurma işlemleri devam ediyor. Gün geceye karıştığında ateşimiz yanmış çadırlarımız kurulmuş sıcak çaylarımız yudumlanmaya başlamıştı. Ateş başında ki yemek ve dostlarla sıcak sohbet eşliğinde zaman su gibi akıp gitmekte saatler gece yarısını göstermekte idi. Çadırlara çekilmenin ve dinlenmenin zamanı gelmişti. Ertesi gün zirve yolunda ilerleyeceğimiz bir rota bizi beklemekte idi.

Kuş sesleri eşliğinde yeni bir güne gözümüzü açtığımızda, daha erken kalkmış olan arkadaşlar ateşe odunu vermişti bile. Güneş kendini göstermese de ışıklarını gördüğümüz ilk anlarda, tüm arkadaşlarımız düne nazaran daha zinde olarak uyanmıştı. Kahvaltı ve kamp toplama işlemlerinden sonra ilk adımlarımız düşmeye başlıyordu. Zaman zaman karşımızda duran zirve yapılabilir görünse de hiç bir zaman illede zirve yapalım diye düşünmedik. Önceliğimiz ekip uyumu ve bulunduğumuz doğa güzelliklerinin tadını çıkartarak keyif almaktı. Fıstık çamları arasında, kırmızı beyaz boyalarla işaretlenmiş olan patika üzerinde ilerleyişimiz devam ediyor.

Zirveyi karşımıza alarak sırt hattında verdiğimiz moladan sonra Arap Avlu mevkiine doğru yaklaşık 250 metrelik rakım kaybi ile devam ediyoruz. Bu rakım kaybı zirve yolunu oldukça uzatmış ve hesaplarımızdan fazla bir tırmanış gerektirecekti. Arap Avlu mevkiinde ki öyle yemek molasında durum değerlendirmesi yaparak dönüş kararı alıyoruz. Bölgeye bir daha gelmek için bir sebebimiz daha olsun. Arap Avlu mevkiinin oldukça ilginç bir hikayesi olup, eksik ve yanlış bilgi aktarmamak adına burada bir şey paylaşmak istemiyorum.

Eşsiz doğanın doyumsuz yollarından dönerek 16:00 sularında bu günkü faaliyetimizi de tamamlayarak dönüş için hareket ediyoruz. Tadı damaklarımızda kalan muhteşem bir iki günlük faaliyeti daha geride bırakarak gece yarısına doğru Antalya’ya dönüyoruz.


Zorluk Derecesi :Bölgede yürüyüş için alternatifli pek çok Kolay, Zor ve Çokzor rotalar mevcuttur.

Maksimum Rakım :—-.

Toplam Tırmanış: —-.

Hangi mevsimde yapılır:  Yağışlı havalar haricinde her zaman yapılabilir.

Bisiklet Seçimi :—.

Yol Yapısı :Tamamı orman içerisinden geçen patika yoldur.

Başlangıç Noktası : Kapıkırı, Gölyaka ve Bağarcık Köyleri.

Bitiş Noktası : —-.

Su Kaynakları : Rota boyunca yerleşim yerleri haricinde su kaynağı yoktur.

Alış-Veriş Alanları : Kapıkırı ve Gölyaka Köylerinde köy bakkalı mevcuttur.

Konaklama : Kamp için uygun bölgeler mevcut ise de güvenlik tedbirleri almakta fayda vardır.

DİKKAT!!! Herhangi bir kaza riskine karşılık kesinlikle en az iki kişile gidiniz ve bir yakınınıza gideceğiniz konumu bildiriniz!!!

Google Maps Harita Görüntüsü

Powered by Wikiloc

GPS ve rota verilerini buradan indirerek daha detaylı inceleyebilirsiniz…

Başka bir rotada görüşmek üzere…

Sevgiyle Pedalla …

0 Değerlendirme

Henüz değerlendirme yapılmamış

Benzer Rotalar